Alışılmışın Ötesi; 2020 Tasarım ve Dekorasyon İlhamı

Alışılmışın Ötesi; 2020 Tasarım ve Dekorasyon İlhamı

Alışılmışın Ötesi; 2020 Tasarım ve Dekorasyon İlhamı

2019'un sonuna yaklaşırken değişen dünya ile beraber tasarıma ve dekorasyona bakış açımızda farklı bir silüete bürünüyor. Neredeyse bütün dünyayı etkisi altına alan geri dönüşüm, doğaya duyarlı tasarım, yenilikçi ve dönüştürülebilir materyal kullanımı gibi kavramlar hayatımızın her alanını etkilediği gibi yaşam ve çalışma alanlarınızın da görünümünü değiştirmeye başlıyor.

Yenilikçi ve yaratıcı  mimarlar, iç mimarlar ve moda tasarımcıları yeni dünyayı yakalıyor ve neredeyse son 10 yıldır etrafımızı saran ve bizi içerisine çeken tasarım ve dekorasyon kalıplarını yıkıyor. Modern, klasik, hygge, iskandinav, postmodern, romantik ve daha birçok akım ile mekanı tasarlamaya veya dekore etmeye başladığımız anda etrafımızı sarıyor ve bizi zorluyor. 2020 yılı trendleri bizi bunlardan birini seçme zorunluluğundan kurtarıyor ve daha bilinçli, duyarlı seçimler yapmaya itiyor. Geri dönüştürülebilecek malzemelerden yapılan tasarımlar, birçok kişinin çöp olarak gördüğü materyallerden elde edilen dekoratif objeler hatta kullanılan boyalardan duvar kağıtları ve kaplamalara kadar yeni bir tasarım dünyası fikri hem bizi hem de yaşam ve çalışma  alanlarımızı etkileyecek gibi görünüyor. Bu tasarım parçaları uzun vadede güzel bir görünüm ile beraber işleviyle de ön plana çıkıyor. Tekrar tekrar kullanılma özelliği sebebiyle kullanıldığı her ortamın ruhunuda kendisiyle taşıma özelliği bu metaryelleri daha da özel kılıyor. Bu tasarım ve dekore teknikleri beraberlerinde klasik renkleride saklandıkları yerden çıkarıyor diyebiliriz. 2020 yılı  toz pembelerin, koyu bordoların, koyu yeşillerin, hardal renginin yani daha soft ve açık tonların domine ettiği bir yıl olacak. 

2020 yılı renkler ile birlikte zamanla unutulmuş akımları geri getiriyor. 1950'lerin terazzo malzemesi geri dönüyor. Beton yüzeylerin içine yerleştirilmiş mermer, granit, quartz ve renkli camlarla yaratılan terrazzo dokusu zemin ve duvarlardan mobilya ve sofra aksesuarlarına kadar birçok yerde kendine yer buluyor. 

         

 

80'ler stili bu yıl tasarımlarımızda ilk tercihlerimizden olacak. Moda dünyasında etkilerini hissettirmeye başlıyan bu stil New York Fashion Week'de de kendini ünlü markaların omuz, sırt ve yaka detaylarında gösterdi. Ev dekorasyonunda ise pastel tonlarının tüm dekorasyon öğelerini ele geçirmesi ile kendini çoğu aksesuarda ve mobilyada gösterecek. 

    

 

Ekoseler her kışın olmazsa olmazı ama bu sene onlara  kaz ayağı desenleri, pöti kareler ve tüvitlerde eşlik ediyor. Siyahın ve grinin asaletiyle renklenen evler maskülen bir havaya bürünüyor. Koyu kahverengi ve beyazla birleşen ekose daha sıcak, uyumlu ve huzurlu hissettiriyor.